Pages

Ads 468x60px

Hava Hareketi

   Depo içerisinde havanın şu sebeplerden dolayı hareket etmesi istenir:  Ambar içinde soğuk havanın istifler arasına ve ambalajlar içerisine girmesini sağlamak. Soğuk ve sıcak havanın belli yerlerde yığılıp kalmasını önlemek. Meyvelerden meydana gelen ve zararlı olan uçucu maddelerin bir yerde birikmesini önlemek
   Hava hareketi, ambara konacak olan vantilatörler, soğutucular veya hava yıkayıcıları ile sağlanır. Burada önemli olan havanın hareket hızıdır. Hava hızlı hareket edecek olursa meyveler üzerinde kurutucu bir etki yapar. Hareket yavaş olursa beklenen faydalar sağlanamaz. Bunun için istifler arasında 1 – 0,5 m/sn bir hız yeterlidir.

Hava Hareketi

Hava Nispi Nemi

   Meyve ve sebzelerin saklandığı ambarlarda hava nispi nemi %85’ten aşağı olmamalıdır. Eğer depo havasının sıcaklığı 0 0 C veya buna yakın (+1 0 C) tutulacaksa, mantarların gelişmelerini uygunlaştırmadan nem oranı %90 veya %95’ e kadar çıkarılabilir. Adi depolarda ise bunun %85’ ten yukarı olması hastalık tehlikesini artırır.

Hava Nispi Nemi

Sıcaklık

   Toplanan meyvelerde hayat olaylarını yavaşlatmanın ve olgunluğu geciktirmenin ilk şartı, unların düşük sıcaklık derecelerinde tutulmalarıdır. Mesela elmalar, 4,4 0 C’ de 0 0 C’de tutulduklarına göre iki kat daha çabuk olgunlaşır. Sıcaklık 18 0 C yükseldiği zaman olgunlaşma da 8 kat daha hızlı olur.
   Meyvelerin en iyi olarak saklanabilecekleri sıcaklık dereceleri çeşitler için farklıdır. Öte yandan sıcaklığın belli bir dereceden aşağı düşmesi meyvelerde iç kararmalarına ve donmalara sebep olur. Bu yüzden depolama süresini uzatmak için sıcaklığı 0 0 C’ nin altına düşmesi tehlikelidir. Nitekim güzlük ve kışlık elmalar ortalama olarak -25 0C, armutlar - 210 C, şeftaliler -160 C, erikler -220 C, üzümler -280 C ve çilekler ise -11 0 C donar.
   Depo sıcaklığının düzenlenmesinde üzerinde durulması gereken bir nokta da sıcaklığın sabit tutulmasıdır. Depolamada meyveler, değişen sıcaklıklarda zarar görür.

Sıcaklık

Depoda Saklamanın Genel Prensipleri

Meyvelerin kalitelerinden bir şey kaybetmeden saklanmalarını etkileyen faktörler, sıcaklık, hava nispi nemi ve hava hareketleridir.

Depoda Saklamanın Genel Prensipleri

Depolama

   Toplanan meyveler ağaçtan ayrıldıktan sonra da yaşama faaliyetlerine devam eder. Hatta yaşama olayları daldan koptuktan sonra ağaç üzerindekine göre çabuklaşır. Böylece şekerler, organik asitler, pektinler ve tanenin parçalanması devam eder. Tipik aroma maddeleri artar ve taban rengi yeşilden sarıya döner. Ayrıca terlemeyle de meyvede su miktarı azalmaya başladığından meyveler zamanla pörsür ve buruşur.
   Depolamanın amacı, toplanan meyvelerde olgunlaşmayı yavaşlatmaktır. Böylece saklamaya fazla gelmeyen meyvelerde birkaç gün veya birkaç hafta da olsa, yetiştirici pazar fiyatlarına göre kendini düzenleyebilir. Uzun süre saklanmaya elverişli meyveler arasında bulunan kışlık elma, armut, limon ve greyfurt ürünü, uzun sürede ( 3-12 ay) pazarlardaki fiyat durumuna göre rahatlıkla satılabilir. Böylece de düzenli bir pazar fiyatı ile tüketici
istediği meyveleri her zaman pazarda bulabilir.


Depolama

Ambalaj

   Meyvelerin toplandıktan ve sınıflandırıldıktan sonra pazara gönderilmek üzere kaplara yerleştirilmesine ambalaj ve bu işte kullanılan kaplara da ambalaj kapları denir. Bugün iç ve dış pazarda ambalaj, sürümün ve rekabetin temel şartlarındandır. Bu yüzden ambalajda en uygun kapların ve en elverişli sistemin kullanılması zorunludur.
   Ambalaj kapları tür ve kalitesine, meyvelerin gönderildikleri pazarın bu yöndeki isteklerine, pazarın uzaklığına, ulaştırma aracının cinsine, ambalajların yolda veya ambarda soğutulup soğutulmamalarına göre değişik şekillerde olur; Ancak aranılan ortak özellik, ambalaj kabının sağlam, temiz, yeni, içine konacak ürünün kalitesini iyi saklayacak, göz alıcı, hafif ve ucuz olmasıdır. Bu kapların büyüklükleri ve içerisine meyvelerin konulma şekli meyvelere göre değişir. Meyveler hassaslaştıkça örneğin üzümgillerde olduğu gibi kap küçülür ve kap içindeki kat sayısı azalır. Etleri dayanıklı olan meyvelerde ise daha büyük ambalajlara 4–5 meyve kat konabilir.
   Ambalaj kapları içerisinde meyveleri sürtünmeden ve çarpma basınçlarından korumak için sargı kâğıtları, ondüleli kâğıtlar, kâğıt talaşı veya kaba kâğıttan yapılmış petekler kullanılır.
   Ambalaj kapları içerisine meyveler dizilerek istif edilir veya dökme olarak konur. İstifte, meyveler ne birbirini sıkıştırıp ezecek kadar sıkı ne de birbirine çarparak zedeleyecek kadar gevşek konulmamalıdır. Dökme doldurmada da bu esaslar göz önünde tutulmalı, meyveler ambalaj kapları içerisinde iyi bir hava sirkülâsyonu sağlanacak şekilde konulmalıdır. Hava sirkülâsyonu sorunu, ambalaj kaplarının taşıtlara ve saklama ambarlarına istiflerinde de aynı şekilde önem kazanır.


Ambalaj

Meyvenin Boylarına Göre Sınıflandırması

   Meyveler, ambalaj kaplarına konmadan önce boylara ayrılır. Boylarına ayırma, meyvenin uzunluğuna dikey,
en geniş çapına göre yapılır. Boylara ayırma, ambalajda irilik bakımından bir örneklik sağlar ve bu hem alıcı hem de satıcı bakımından faydalıdır.
   Standardizasyon tüzüklerinde genellikle ekstra, I. sınıflarda boylama zorunlu tutulmuştur. Değişik meyve türleri belli bir boylama cetveline göre ayrılır ve boylar ambalajlar üzerine yazılır.



Meyvenin Boylarına Göre Sınıflandırması

Meyvenin Şekil, Renk Ve Sağlamlığına Göre Sınıflandırma

   Burada esas standart şartlarına göre ekstra, I. sınıf ve II. sınıfa girecek olan meyveler sınıflandırılır.
Meyveler kalite sınıflarına göre seçilirken tolerans sınırları dışında kalan çürük, yaralı, kurtlu hastalıklı, olgun, ham, biçimsiz vb. özürleri olanlar ayrılarak çıkarılır. Eksta, I. Sınıf ve II. Sınıf meyvelerde ise ayırmaya esas teşkil eden kriterleri şekil, renk ve olgunluk bakımından bir örnek oluşturur.

Meyvenin Şekil, Renk Ve Sağlamlığına Göre Sınıflandırma

Sınıflandırma

   Toplanan meyveler sınıflara ayrılmak ve ambalajlanmak için ambalaj evlerine götürülür. Buralarda meyveler iki yönden sınıflandırılır.


Sınıflandırma

Taşıma

   Meyvelerin bahçeden ambalaj evlerine veya saklama ambarlarına taşınması sırasında zedelenmeyi önleyecek tedbirler alınmalıdır. Taşımada yaylı arabalar kullanmalı, arabaların gidip geldikleri yollar düzeltilmeli, arabacılara dikkatli sürmeleri öğütlenmelidir.
   Araba veya kamyonlara bahçe kasaları düz bir şekilde ve birbirlerinin üzerine düşerek meyveleri ezip zedelemesin diye sıkıca istif edilmelidir.
   Büyük işletmelerde yükleme ve boşaltma işlemlerini kolaylaştırmak ve hızlandırmak için taşımalar istif paletler üzerinde yapılır.

Taşıma

Makaslar

   Özellikle turunçgil meyvelerinin deriminde kullanılır. Uçları küt olur, sapın silme kesilebilmesi için meyveye gelen yüzü hafif bombeli olur.


Makaslar

Bahçe Kasaları

   Toplanan meyveler bahçede boşaldıktan sonra ambalaj yerlerine gönderilir.


Bahçe Kasaları

Derim Sepetleri

   Söğüt dalları veya kamıştan yapılmış 5–10 kiloluk sepetlerdir. Toplayıcı, sepeti omzundan asarak veya bir çengel yardımıyla merdivenin basamağına veya bir dala tutturarak iki eli ile çalışabilir. Elde yeteri kadar toplama sepeti varsa, sert çekirdekli meyvelerin bahçe kasalarına boşaltılmadan doğruca ambalaj evlerine gönderilmesi zedelenmeyi önler.


Derim Sepetleri

Derim Önlükleri

Çadır bezinden yapılmış olan önlükler, iki askı yardımıyla toplayıcının omuzlarına asılır. Önlüğü dolan toplayıcı ağaçtan iner, önlüğün altını açarak meyve kasalarına yavaşça boşaltılır. Derim önlükleri, özellikle elma ve turunçgillerin toplanmasında çok işe yarar.




Derim

   Çoğu meyveler için en iyi derim; meyvelerin büyüklük, renk ve tadı bakımından çeşidin özelliklerini en iyi olarak gösterdiği zamandır.
   Meyvelerin vaktinden önce toplanmalarının zararlı etkileri vardır. Erken toplanan meyveler, ağaç üzerinde henüz tam iriliklerini almamış olduklarından bunu yapan yetiştiriciler, ağırlık yönünden zarara uğrar. Erken toplanan meyvelerde; sonradan renk iyi oluşmaz, tad ve aroma bozuk, meyveler gösterişsiz olur. Bu durum, kalitenin düşmesine yol açar. Erken toplanan meyvelerde terleme ile su kaybı fazla olduğundan pörsüme şiddetli olur. Bu gibi meyveler saklama depolarında kabuk kararması ve benek hastalığına daha çok tutularak satış kabiliyetlerini kaybeder.
   Erken derim gibi geç derim de zararlıdır. Ağaç üzerinde uzun süre bırakılan meyveler dökülmeye başlar. Böylece bir ağırlık kaybı olur. Yumuşayan veya meyve eti sertliği azalan meyveler ellenmeye gelmez ve taşınmaya dayanmaz. Bu gibi meyveler, tam vaktinde toplanan meyvelere göre depolarda daha kısa süre saklanabilir. Çoğunlukla değişik şekilde iç kararması hastalıklarına tutulur.
   Çoğu meyve türlerinde bir ağaç üzerindeki meyvelerin hepsi birden olgunlaşmaz. Bu nedenle ağacın meyvesi aralıklı olarak iki veya üç defada toplanır. Böylece, hem olgunluk bakımından bir örnek gösteren meyveler toplanır hem de bir kısım meyvelerin toplanmasıyla dalda kalan meyveler biraz daha büyümeye imkân bulur.
   Toplamaya ağacın alt dallardan başlanmalı ve yukarılara doğru çıkılmalıdır.
   Toplayıcıların yeterli iş yapabilmesi için derim sırasında iki eliyle birlikte çalışması gerekir. Bu amaçla bahçe kasaları, makaslar, derim önlükleri ve derim sepetleri kullanılır.




Yapraklara verme yöntemi

   Bu yöntemde suda çözünmüş bitki besin maddeleri,yaprak gübreleri, pülverizatörle yapraklara püskürtülür. Daha çok mikro besin maddeleri noksanlıklarını gidermek için kullanılır.


Yapraklara verme yöntemi

Toprak İçerisine Verme Yöntemi

   Ağaç tacının altında (izdüşümüne) gövdeden tacın büyüklüğüne göre 1-3 m uzaklıkta ve daire şeklinde çukur açılır. Derinliği ve genişliği 15-20 cm olan çukurun içine erken ilkbaharda fosforlu ve potasyumlu gürenin tamamı verilerek çukur tekrar doldurularak yapılır.


Toprak İçerisine Verme Yöntemi

Toprak Yüzüne Serpme Yöntemi

   Ahır gübresi ve daha çok azot gibi toprakta hareketi fazla olan bitki besin maddeleri için uygulanır. Gübre toprak yüzeyine serpilir ve toprak içerine karıştırılır.


Toprak Yüzüne Serpme Yöntemi

Gübreleme

   Gübreleme ile toprağa verilen besin maddelerinden bitkilerin en iyi şekilde yararlanabilmeleri için, verilecek gübre çeşidi, iklim ve toprak özellikleri ile yetiştirilen bitki dikkate alınarak en uygun gübreleme yöntemi seçilmelidir. Meyve bahçelerinde en fazla aşağıdaki gübreleme yöntemleri uygulanır.

- Toprak yüzeyine serpme
- Toprak içerisine verme
- Yapraklara verme

Gübreleme

Damla Sulama Yöntemiyle Sulama

   Bu yöntemde su, bitkinin yakınından geçirilen lateral borulara çok düşük basınç altında verilerek lateral borulardaki damlatıcılardan çok yavaş ve az miktarda, fakat sık sık damlalar halinde toprağa verilir


Damla Sulama Yöntemiyle Sulama

Yağmurlama Yöntemiyle Sulama

   Bu şekil sulamada su değişik şekillerde yapılmış püskürgeçlerden püskürtülmekte ve yağmur şeklinde düşen su ile toprak sulanmaktadır.


Yağmurlama Yöntemiyle Sulama

Karık Yöntemiyle Sulama

   Bu yöntemle sulamada su, bahçenin üst başında açılmış ana kanaldan bahçe içerisine ve toprağın türüne göre 1–1,5 m aralıklarla açılmış karıklar içinde akıtılarak yapılır.


Tava Yöntemiyle Sulama

   Bu yöntemle sulama yapmak için bahçe tavalara bölünür. Tavaların kenarları 25–30 cm yükseklikte yapılarak bunların içerisine havuz gibi su doldurulur. Tavalarda su 10–15 cm yüksekliğe varıncaya kadar
sulamaya devam edilir.

Tava Yöntemiyle Sulama

Sulama

   Toprakta suyun fazla veya eksik olması, öncelikle köklere zarar vereceğinden mineral madde alımını, terleme ve fotosentezi azaltır. Sonuçta da ağaçların gelişimi engellenir. Topraktaki su düzeyinin yalnızca gelişim üzerine değil ağaçların verimliliği ve meyvelerin kaliteleri üzerine de etkileri bulunmaktadır. Örneğin ilkbaharın geç dönemlerinde elma ağaçlarının su sıkıntısı çekmeleri, meyve dökümlerini artırmakta sonuçta da verimliliği azalmaktadır. Bunun dışında gelişmenin çeşitli dönemlerinde görülen su darlığı, ağaçlar üzerinde çeşitli olumsuz etkiler yapmaktadır. Örneğin tomurcukların normal olarak oluşmalarını tamamlayabilmeleri yine topraktaki su düzeyinin normal olmasıyla yakından ilgilidir.
   Ağır ve killi topraklar hariç tutulursa genel olarak birçok meyve türlerinde meyve büyümesi, topraktaki su miktarı daimi solma noktasına yaklaşırken durmaktadır. Sert kabuklu meyve türlerinde meyvelerin küçük kalması toprakta suyun az bulunmasının en iyi göstergesidir. Ancak toprak suyunun fazlalığı da bazı armut çeşitlerinde, kuru madde ve sertliğin azalmasına ve iç kararmasına neden olmaktadır.
   Ağır ve killi topraklarda, köklerin toprak suyundan yararlanabilmeleri daha zor olduğundan tarla kapasitesinin çok üzerindeki nem oranlarında bile meyvenin büyümesi durmaktadır. Örneğin killi topraklarda su miktarı %50’nin altına düştüğü zaman armutlarda, meyvelerin büyüme hızı yavaşlamaktadır.
   Bu nedenlerden dolayı meyve ağaçlarında verimliliğin devamlı olması ve kaliteli bir ürün elde edebilmesi için sulamaya ve toprak neminin muhafazasına önem verilmelidir.



Toprak İşleme

   Kurak ve yarı kurak bölgelerde toprak işleme verimlilik ve ürünün kalitesi açısından gerekli kültürel uygulamadır. Sulanan bahçelerde uygulanan toprak işleme sonbahar ve ilkbahardaki derin işleme ile yaz aylarındaki hafif işleme ve çapalamalardan ibarettir. Kurak bölgelerde toprak işleme derinliği 25 cm, yarı kurak bölgelerde ise 15 cm kadar olmalıdır.
   Sonbaharda pullukla işlenmiş toprakları ilkbaharda kültivatörle daha çabuk ve daha ucuz işlemek mümkündür. Sonbaharda toprak işlenmemişse, ilkbaharda ilk işleme, pullukla yapılır. Daha sonra gerekli zamanlarda ot öldürmek amacıyla hafif bir işleme yapılır ve işlemede kaz ayakları kullanılır.
   Yaz aylarındaki sulamadan sonra çapa yaparak nemin topraktan buharlaşması önlenir. Böylece ot mücadelesi de yapılmış olur.
   Toprağı birkaç yıl işlenmeyen bahçelerde ağaçların kökleri yüze vurur. Sulamalardan sonra toprağın üst kısmı kolay kuruyacağından kökler kuraklıktan zarar görür. Bu bahçeleri birden derin sürmek; ağaçların kuraktan zarar görmesine, meyve dökümüne ve güneş yanıklığına neden olur. Bu nedenle toprak başlangıçta çok yüzlek işlenerek 2–3 yılda 15–20 cm derinliğe inilmelidir.



Genç Bahçelerde Bakım İşlemleri

   Fidanların ilk dikim yılında önemli bakım işleri sulama, toprağın işlenmesi ve mücadeledir. Yeni dikilen fidanların kök sistemi henüz yeterli büyüklükte olmadığı için topraktan su alımında güçlük çeker. Özellikle hafif yapılı kumsal topraklarda 10–15 günde bir sulama yapmak gerekir. Sulamalardan sonra çapalama, topraktaki kaymak tabakasının kırılması ve yabancı otları yok etmek amacıyla yapılır.
   Sulamanın mümkün olmadığı kıraç arazilerde bahçe kurulurken başka bir yöntem izlenir. Bu durumda kuraklığa dayanıklı türlerin tohumları doğrudan araziye ekilir. İlk yıllarda çöğürlerin kökleri toprağın derinlerine gider ve kurak koşullara uyum sağlar. İki veya üç yıl sonra bu çöğürler üzerine aşı yapılır.



Genç Bahçelerde Bakım İşlemleri

Dikim Aralıkları

   Bahçe kurulurken dikkate alınacak en önemli konu, kısa sürede birim alanda en yüksek verimi elde etmektir. Bu amaca ulaşmak ve bahçenin verimliliğini devam ettirebilmek için seçilen ağacın tipi ve ağaçların bahçedeki tanzim şekli büyük önem taşır.
   Dikim aralıklarının belirlenmesinde toprağın verimli olması ile anacın gelişme gücü ve buna bağlı olarak ağacın alacağı büyüklük önemlidir. Ağaçlar arasındaki aralıkların olgunluk çağına geldikleri zaman ilaçlama, sürme vb. işlemlerin kolaylıkla uygulanabileceği kadar geniş olmalıdır.
   Meyve bahçeleri kurulurken dikim aralıklarının geniş tutulduğu durumlarda ağaçlar, sıra arasındaki boşlukları yıllar sonra ancak doldurabilir. Bu nedenle dikim aralıkları başlangıç yıllarında sık tutularak birim alandan elde edilen verim yükseltilmeye çalışılır. Sonraki yıllarda boşluklar dolduruldukça sıralarda çıkartmalar yapılır.
   Böyle bir dikim sistemi belirlenirse başlangıçta dikim aralıkları 3×2 m olarak belirlenir. Sıralar arasında ikinci seyreltme ağaçların gelişme durumlarına göre 15–20 yıl sonra veya daha erken bir dönemde yapılır. Bu sistemde ağaçlar arasındaki aralıklar fazla daralıp ağaçlar birbirini kapatmadan önce gerekli çıkarmalar yapılmalıdır. Aksi halde verim ve kalite düşer.


Dikim Aralıkları

Dikim Zamanı

   Dikim, kışı ılık geçen yerlerde sonbaharda yapılır. Böylece köklerin kış döneminde kısmen gelişmeleri sağlanır.
   Yeni sökülmüş veya hendeklenmiş fidanlara dikimden önce dikim budaması yapılır. Yaralı kökler sağlam dokuya kadar kesilir. Dallarda ise bir miktar kısaltma ve ayıklama
yapılır.
   Dikim tahtası, iki ucunda bulunan (V) şeklindeki kertikler önceden çakılan işaret kazıklarına gelecek şekilde çukurun üzerine yerleştirilir. Eğer fidanları bağlamak için herek kullanılacaksa herek çukurun güney yanına ham toprağa çakılır. Çukurun içinde fidanın kök boğazını dolduracak kadar bir derinlik bırakılır. Fidan, kök boğazı tam dikim tahtasının ortasındaki işaret kertiğine gelecek şekilde çukura yerleştirilir. Üzerine üstten toprak doldurup ayakla hafifçe basılır. Sonra fidanın etrafında bir çanak oluşturularak can suyu verilir.


Dikim Zamanı

Toprak Hazırlığı

   Bahçenin kurulacağı yerde öncelikle tesviye yapılması gerekir. Eğimli olmayan arazilerde tesviye işlemi boş çukurlara yüksek yerlerdeki toprağın doldurulmasıyla gerçekleştirilir. Eğimli arazilerde, çukur yerlerin doldurulması yanında sekileme yapmak da gerekir. Sekiler kısmen az meyilli arazilerde ham toprakla oluşturulur. Bağ ve bahçelerde sekileme genellikle taş duvar örülerek yapılır.
   Üst toprak tabakasıyla alttaki taban toprağın derin bir şekilde (50-75cm) işlenip yumuşatılmasına krizma denir. Krizma ya belle ya da krizma pulluklarıyla yapılır. Krizmada bel ve kürek kullanılıyorsa, ya iki bel (50 cm) veya üç bel (75 cm) derinlikte yapılır. Krizma, bahçenin kurulmasından 4–5 ay önce veya güz mevsiminde yapılabilir. Krizma üzerinden bir kış mevsiminin geçmesi, toprağın ufalanması bakımından yararlıdır.
   Taban suyu yüksek olan veya kış döneminde yükselen yerlerde taban suyunu derinde tutmak ve fazla suyu akıtmak amacıyla yapılan işleme drenaj denir.
   Sızıntı suyu az taban suyu da fazla değişmeyen yerlerde bahçe yerinin etrafına 2 m kadar derinlikte açık bir hendek yapmak ve hendeğin ağzını dışarıya akıtmak yeterlidir.
   Sızıntı suyu fazla olan ve tarlanın birçok yerinde yüze vuran veya taban suları fazla değişken olup, tarlanın en çukur yerine veya ortasına, yan hendekler açmak ve böylece suları toplayıp akıtmak gerekir.


Toprak Hazırlığı

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...