Pages

Ads 468x60px

Hidrotropizma

Suya yönelim hareketidir. Dere kenarındaki bitkilerin köklerinin suya yönelmesi örnek verilebilir

Geotropizma

Yer çekimine bağlı durum değiştirme hareketidir. Bitkinin kökünde pozitif geotropizma görülürken, gövdede negatif geotropizma görülür. Kökteki pozitif tropizma bitkinin toprağa bağlanmasını sağlar.

Travmatropizma

Bitkilerin yaralanma uyaranına gösterdikleri yönelim hareketidir. Eğer bitkinin kökünde yaralanma olmuşsa o bölgede yara hormonu salgılanır. Bunun sonucunda kök, yara yönünün tersine doğru yönelir.

Diken Gövde

Kısa ve uzun sürgünlerin diken şeklini almasıdır. Görevleri bitkiyi korumaktır

Gövde Anatomisi

Genç bir bitki gövdesinden enine kesit alıp mikroskopta incelersek bitkinin dikotil ve monokotil oluşuna göre dokuların dağılış durumu, iletim demetlerinin düzeni, devamlılığı ve yapılışı bakımından büyük farklar göze çarpar. Dikotil bir gövdenin enine kesitinde dokuların belirli bir tabakalaşma gösterdikleri görülür ve üç kısım kolayca ayırt edilir.

* Koruyucu doku (Epiderma): Alttaki dokuları koruyan tabakadır. Gövdenin eksenine paralel uzanan tek bir hücre tabakasından meydana gelir. Yüzeyi kütıkula tabakası ile kaplıdır. Kütikula tabakası çok incedir. Burada az sayıda emici tüy ve stomalara da rastlanır.

* Korteks (Endoderma): Bu kısımda kökteki endodermise karşılık olan nişasta tabakası vardır. Nişasta tabakasından sonra merkezi silindir gelir ki bu kısımda dikotil bitkiler için tipik bir veya iki daire halinde sıralanmış iletim demetleri gelir.Gövdenin merkezinde kökün aksine genellikle parankimatik öz dokusu vardır.

* Merkezi silindir: Endodermanın iç kısmındaki dokular merkezi silindiri meydana getirir. Merkezi silindir dışında bulunan perisikl bir veya birkaç sıra parankima ve sklerankima hücrelerinden meydana gelir. Selüloz çeperlidirler. Yapraklar ile kök sistemi arasında madde iletimini sağlayan iletim demetlerini oluşturur. İletim demetlerinin sayısı ilkel eğreltilerde tektir. Yüksek yapılı bitkilerde birden fazladır. İletim demetlerinin dizilişi bitkilere göre değişir. Monokotillerde demetler kolleteral kapalı tiptedir. Demetler epidermanın altından başlar ve çevreye doğru sık ve küçük, merkeze doğru seyrek ve büyük olmak üzere dağılır. Dikotil, iki çeneklilerde ise kolleteral açık demetler bulunur. Parankima dokusu içinde floem dışa, ksilem içe gelecek şekilde çevreye paralel bir şekilde sıralanır.


Gövdede sekonder büyüme, tek çenekli bitkilerde genel olarak ilk gövde yapısını korudukları halde çift çenekli bitkiler ve çamlarda ikincil kalınlaşma görülür.

Çift çeneklilerde ikincil kalınlaşma gövde içinde ve iletim demetleri arasında bulunan kambiyum tabakasının bölünme faaliyetleri ile mümkün olur. Başlangıçta yalnızca iletim demetlerinin floem ve ksilemleri arasında görülen kambiyum dokusu daha sonra demetler arasındaki parankimatik bölgede de meydana gelir.

Dolular

   Çok tehlikeli hava olaylarındandır. Şiddetli olduğu zamanlar meyve üzerinde yaralar meydana getirir. Bu gibi hallerde, sonradan budamalarla fazla zarar görmüş dalları temizlemek gerekir.
   Daha hafif olursa meyveleri ve yaprakları bir parça zedeler; Üzüm, incir, kayısı, erik, kiraz, vişne gibi yumuşak kabuklu meyvelerde de çürüklüğe sebep olur. Çilek, dut, ahududu gibi meyveleri tamamen bozar.



Tipiler ve Yoğun Kar Yağışı

   Kışın uzun sürdüğü ve soğuk bölgelerimizde tipiler, çukur yerlerdeki meyve bahçelerini doldurur. Bu durum pek derine gömülen ve kardan fazla su alan ağaç köklerinin havasız kalmasına sebep olur. Bundan başka kara gömülen ağaçların taze sürgünlerini ve dallarını da tavşan ve başka yabani hayvanlar kemirerek büyük zararlar oluşturur.
   Birden bire yağan şiddetli karlar, meyve dallarının fazla kar yükü altında kalarak kırılmalarına sebep olur. Bu gibi durumlarda, dalları silkerek üzerlerine yığılan karlar düşürülmelidir; çünkü bu yüzden büyük dallar bile kırılarak, zararı birkaç yıl süren büyük ürün kayıpları meydana gelir.



Seller Ve Sağanaklar

   Su baskınları hafif olur ve kısa sürerse getirdikleri miller meyve ağaçlarına faydalı olabilir fakat şiddetli ve uzun süren seller, zarar verir. İçlerinde sürükledikleri, taşlarla ağaçların kabuklarını zedeler çok şiddetli olurlarsa ağaçları köklerinden söker.
   Bir yerde seller çok sık olur ve durmadan bahçe toprağının üzerine mil oturursa zamanla ağaçların boğazları toprağa iyice gömülerek köklerin oksijen almaları güçleşir ve bu yüzden ağaçlar büyüyemez, kalır dallar kurur, sonunda ölür.
   Sağnaklar da meyilli alanlarda ki bahçelerde, toprakları yıkayarak kökleri açıkta bırakır, çiçek zamanı ise çiçek tozlarını iyice yıkayarak döllenmeyi güçleştirir.


Seller Ve Sağanaklar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...